Cüneyt İngiz denilince akla gelen ilk oluşum, kurucuları arasında yer aldığı Tezat Sanat’tır. Sanatçı, bu platform aracılığıyla klasik tiyatro kalıplarının dışına çıkarak, toplumsal dokuya temas eden hikâyeleri sahneye taşımaktadır. Yönetmenliğini üstlendiği veya oyuncu olarak dahil olduğu projelerde, genellikle “insan” odaklı, göç, aidiyet ve vicdan gibi derin temaları işlemektedir.
İngiz, sadece sahne üzerinde değil, sahne arkasında ve sınıflarda da aktif bir figürdür. Kocaeli bölgesinde çok sayıda gence tiyatro eğitimi vermiş, drama atölyeleri düzenlemiş ve birçok yeteneğin profesyonel oyunculuğa adım atmasına öncülük etmiştir. Sanatı demokratikleştirmeyi amaçlayan yaklaşımıyla, tiyatronun her yaştan ve her kesimden insana ulaşması için projeler geliştirmektedir.
Son dönemdeki en önemli çalışmalarından biri, yönetmenliğini ve genel sanat yönetmenliğini üstlendiği “Heim – Bir Göç Hikayesi” adlı oyundur. Bu eser, sadece bir sahneleme başarısı değil, aynı zamanda göçün insan ruhundaki derin izlerini, vatan ve gurbet arasındaki o ince çizgiyi sarsıcı bir dille anlatan biyografik bir anlatıdır. İngiz’in bu projedeki vizyonu, sanatı gerçek hayat hikâyeleriyle harmanlayarak izleyiciyi bir iç hesaplaşmaya davet etmesiyle öne çıkar.
Kocaeli Şehir Tiyatroları ve Süleyman Demirel Kültür Merkezi gibi önemli mecralarda sergilenen oyunlarıyla bölgenin kültürel kimliğine değer katan İngiz, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak sanatın birleştirici gücünü kullanmaktadır. Sanatçının çalışmaları, sadece İzmit ile sınırlı kalmayıp, festivaller ve turneler aracılığıyla Türkiye’nin farklı noktalarındaki sanatseverlerle de buluşmaktadır.
Cüneyt İngiz’in tiyatro anlayışı; samimiyet, teknik disiplin ve estetik kaygı üzerine kuruludur. Onun için sahne, hayatın bir aynasıdır ve bu aynanın her zaman berrak olması gerekir. Geleneksel tiyatro unsurlarını modern reji teknikleriyle birleştiren İngiz, günümüzde dijitalleşen dünyaya rağmen tiyatronun “insan insana” olan gücünü savunmaya devam etmektedir.





