İzmit Belediyesinin Belsa Plaza karşısında hayata geçirdiği Oyuncak Kütüphanesi binlerce çocuğa umut olurken, kentin kalbinde yazarlar için planlanan alanın bir anda yön değiştirmesi yerel sanat çevrelerinde derin bir burukluk yarattı. İzmitli kalemler soruyor: “Neden kentimizde kalıcı bir sahaflar çarşısı yok, yazarlar neden halkla doğrudan buluşturulmuyor?”
İZMİT – Sosyal belediyecilik ve kültürel dönüşüm iddialarıyla yola çıkan İzmit Belediyesi, son yıllarda kentin merkezinde dikkat çeken projelere imza attı. Bu projelerin en çok konuşulanı ise şüphesiz Belsa Plaza’nın hemen karşısında, eski İzmit ruhunun tam merkezinde yer alan bölgede kurulan Kadın Girişimciler Kooperatifi, Oyuncak Kardeşliği ve Oyuncak Kütüphanesi oldu.
Binlerce Çocuğa Dokundu Ama Kültürel Boşluk Kapanmadı
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in öncülüğünde açılan Oyuncak Kütüphanesi, bugüne kadar binlerce çocuğun nitelikli oyuncağa erişmesini sağladı, aile bütçelerine katkıda bulundu ve paylaşım kültürünü çocuk yaşta aşılamayı başardı. Resmi verilere göre binlerce çocuğun aktif olarak yararlandığı bu merkez, sosyal bir başarı öyküsü olarak kayıtlara geçse de madalyonun diğer yüzünde kent hafızasını yakından ilgilendiren büyük bir soru işareti duruyor.
Söz konusu bu alan, ilk etapta bu kentin değerlerini, tarihini ve ruhunu satırlara döken yerel yazarlar için bir buluşma, imza ve üretim noktası olarak düşünülmüştü. Ancak projenin bir anda yön değiştirerek farklı bir konseptle hizmete açılması, İzmit’in entelektüel sermayesini ve yerel edebiyatçılarını sessiz bir yalnızlığa itti.
“Neden Bir Sahaflar Çarşımız Yok?”
Kentin yerel yazarları, şairleri ve düşünürleri, kendilerine tahsis edilmesi beklenen bu kıymetli alanın dönüştürülmesinin ardından haklı bir soruyu gündeme taşıyor: Edebiyatın, şiirin ve tarihin kök saldığı İzmit’te, neden yazarlarımıza ait kalıcı bir sahaflar çarşısı kurulmuyor?
Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok gelişmiş kentinde, yerel yazarların kitaplarını doğrudan halka ulaştırabildiği, okurlarıyla aracısız buluşabildiği, imza günlerinin geçici stantlarda değil kalıcı mekanlarda yapıldığı kültür adaları bulunuyor. İzmit gibi köklü bir geçmişe sahip bir şehirde, yazarların sadece yılda bir kez düzenlenen kitap fuarlarında ya da kısa süreli sokak etkinliklerinde görünür olabilmesi, kentin kalıcı kültürel vizyonu açısından büyük bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.
Yazarlar Halkla Doğrudan Buluşmak İstiyor
Yerel dinamiklerin ve sanatçıların ortak sesi, geçici çözümler ya da anlık projeler değil; İzmit’in tam merkezinde okur ile yazarı kalıcı olarak buluşturacak bir ekosistemin kurulması yönünde. Yazarların halkla doğrudan bağ kurabileceği, sadece kendi eserlerini değil kentin edebi hafızasını sergileyebileceği bir “Sahaflar ve Yazarlar Çarşısı”, İzmit’in kültürel kimliğine en çok yakışacak proje olarak öne çıkıyor.
Çocukların oyuncaklarla büyümesi, kadın girişimcilerin desteklenmesi ne kadar kıymetliyse; bir kentin ruhunu besleyen yazarların ve şairlerin de hak ettikleri kalıcı mekanlara kavuşması o denli hayati bir önem taşıyor. Şimdi İzmit kamuoyu ve kentin edebiyatçıları, yerel yönetimden bu serzenişe kulak verilmesini ve İzmitli yazarları kentin göbeğinde halkla kalıcı olarak buluşturacak yeni bir kültürel hamle yapılmasını bekliyor.








