Halk Kürsüsü Derneği, toplumsal farkındalık, eğitim ve kültür odaklı çalışmaları kapsamında, eğitimi bir toplumu dönüştüren en güçlü bağ, kalemi ise bu bağın en zarif aracı olarak gören Eğitmen ve Yazar Şahsenem Parlak ile bir röportaj gerçekleştirdi.
HK Kültür Evi’nde, mantı ve kitap fuarı için kayıt yaptırmaya gelen Parlak, hem eğitmenlik hem de yazarlık serüvenine, toplumsal eğitime ve yeni projelerine dair önemli açıklamalarda bulundu.
“Eğitmenlik Zihne, Yazarlık Ruha Dokunur”
Eğitmenlik ve yazarlık unvanlarının birbirini nasıl beslediğini anlatan Şahsenem Parlaak , eğitmenliği insanın zihnine, yazarlığı ise ruhuna dokunmak olarak tanımladı. İki kimliği birbirinden ayırmadığını belirten Parlak , “Eğitim bana insanı gözlemleme imkânı veriyor; yazarlık ise o gözlemleri anlamlandırma alanı açıyor. Sınıfta kurduğum bir cümle bazen bir yazının ilk satırına dönüşüyor” dedi.
Bilgi Çağında En Büyük Engel: Gürültü ve Hız
Günümüz Türkiye’sinde doğru bilgiye ulaşmanın önündeki engellere değinen Parlak , günümüzde asıl zorluğun bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgi ile gürültüyü birbirinden ayırmak olduğunu vurguladı.
Her şeyin çok hızlı tüketildiği bu çağda eğitimin bir “yavaşlama alanı” oluşturması gerektiğini ifade eden yazar, eğitimlerinde katılımcılara ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini göstermeye çalıştığını, çünkü sorgulayan insanın manipüle edilmesinin çok zor olduğunu aktardı.
“En Temel Değer Vicdandır”
Eğitimlerinde aktarmaya çalıştığı en temel felsefenin “vicdan” olduğunu belirten Parlak , “Bilgi vicdanla birleşmediğinde sadece güç üretir.
Ama vicdanla birleşen bilgi insan üretir” diyerek, çocuklarla ve gençlerle çalışırken başarı veya kariyerden önce iyi insan olabilmenin zeminini konuşmayı önemsediğini dile getirdi.
Yazarlık Özgürlüğü ve Gençlerin Kitaba Mesafesi
Yazarken, kalabalıkların içinde söylenemeyenlerin kâğıda daha cesur dökülmesi nedeniyle kendisini daha özgür hissettiğini söyleyen , gençlerin kitaba olan mesafesi hakkında da iyimser konuştu.
Gençlerin kitaplardan tamamen uzaklaşmadığını, sadece dikkatlerini çalan şeylerin çoğaldığını belirten yazar, kitabın insandan zaman ve sabır istediğini ancak insanın iç sesini büyüterek hayatlara dokunmaya devam ettiğini ifade etti.
Sivil Toplum Kuruluşlarının Önemi
Halk Kürsüsü gibi platformların sivil toplum bilincini yaymadaki rolünü çok kıymetli bulduğunu belirten Şahsenem Parlak , STK’ların toplumun unuttuğu meseleleri yeniden hatırlattığını vurguladı. İnsanların ortak bir iyilik etrafında buluşmasının, kültür ve eğitim çalışmalarının toplumsal hafızayı diri tuttuğunu söyleyen Parlak , fikirlerin konuşulabildiği ve insanların seslerini duyurabildiği her ortamın toplum için bir kazanım olduğunu belirtti.




