Türk edebiyatının dev çınarı Nazım Hikmet Ran, 1951 yılında siyasi baskılar nedeniyle eşi Münevver Hanım’ı ve henüz üç aylık olan oğlu Mehmet’i geride bırakarak Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmıştı. Tarihin tozlu sayfalarında bir “kaçış” hikayesi olarak bilinen bu büyük ayrılığın öteki yüzü; yani geride kalanların sessiz çığlığı
“Babam Dünyanın En Büyük Şairi” isimli oyunla sahneye taşınıyor.
Nazım Hikmet, sürgün yıllarında oğlu için yazdığı “Dünyayı verelim çocuklara” ve “Mehmet” şiirleriyle baba özlemini tüm dünyaya haykırırken; İstanbul’da babasız büyüyen Mehmet Hikmet, hayatı boyunca bu dev ismin gölgesi ve yokluğuyla mücadele etti. Ressam kimliğiyle tanınan Mehmet Hikmet, babasıyla ancak yıllar sonra çok kısa bir süreliğine bir araya gelebilmiş, ömrünün büyük kısmını “ayrılığın ve bekleyişin” öznesi olarak geçirmişti. 2018 yılında aramızdan ayrılan Mehmet Hikmet’in yaşamı, bir evladın babasına duyduğu hem büyük hayranlığı hem de sitem dolu kırgınlığı barındırıyor.
Kedi Sahne tarafından sahneye konulan ve Barış Hayta’nın tek kişilik performansıyla hayat bulan oyun, seyirciyi 1951 yılının o karanlık gecesinden başlatarak derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor. “Gidenin değil, kalanın hikayesi” sloganıyla yola çıkan yapım; dram ve müziği harmanlayarak bir evladın, dünya çapında bir şairin oğlu olmanın ağırlığı altındaki yaşamını gözler önüne seri
Barış Hayta Dram / Müzikli Oyun
60 Dakika
14+
Büyük ilgi görmesi beklenen bu duygusal yapım, 2 Mayıs 2026 Cumartesi akşamı saat 20.00’de Kedi Sahne 41’de izleyiciyle buluşacak. Salon kapasitesinin 100 kişiyle sınırlı tutulduğu bu özel gecenin biletleri Biletinial üzerinden temin edilebiliyor.
Nazım’ın “Henüz üç aylıksın Mehmet’im, kokun burnumda tütüyor” dediği o küçük bebeğin, bir adam olarak babasının hatıralarıyla nasıl hesaplaştığını merak edenler için bu oyun, tarihe düşülmüş hüzünlü bir not niteliğinde.




