Tiyatro sahnelerinden okul sıralarına kadar ömrünü “insan yetiştirme” ve “toplum inşa etme” gayesine adayan Salih Sarıçalı, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
”Emek, sadece fiziksel bir güç arzı değil; ruhun, aklın ve tarihin birikimidir. Bir öğretmenin tahtadaki tebeşir tozunda, bir oyuncunun sahnedeki alın terinde ve bir işçinin nasırlı ellerinde aynı kutsal değer saklıdır: Üretmek.”
Bir tarih öğretmeni perspektifiyle meseleyi ele alan Sarıçalı, medeniyetlerin taşla toprağın değil, insanın bitmek bilmeyen azmiyle yükseldiğini hatırlattı. Sarıçalı mesajının devamında şunları kaydetti:
“Tiyatro Astakoz olarak bizler, her perdede emeğin en estetik halini sergilemeye çalışıyoruz. Sanat, toplumun vicdanı ve emeğin en yüksek sesidir.”
“Geleceği inşa eden öğrencilerimize bıraktığımız en büyük miras, çalışmanın ve dürüst kazancın onurudur. Başöğretmen sıfatıyla tüm eğitim emekçilerinin de bu özel gününü kutluyorum.”
“1 Mayıs, sadece bir anma günü değil; birliğin, beraberliğin ve alın terine saygının bayramıdır.”
Mesajını “Daha aydınlık, emeğin sömürülmediği ve sanatla yoğrulmuş bir gelecek” temennisiyle bitiren Salih Sarıçalı, tüm işçi ve emekçilerin bayramını şu sözlerle noktaladı:
”Alın terinin rengi, dili, ırkı yoktur. Dünyayı güzelleştiren yegane güç emektir. Tüm canların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun!”




