Reklam ve iş birliği için mehmet@cavdarmedya.com.tr mail adresini ve +90 552 157 41 08 iletişim numarasını arayabilirsiniz. Reklam ve iş birliği için mehmet@cavdarmedya.com.tr mail adresini ve +90 552 157 41 08 iletişim numarasını arayabilirsiniz.
Karanlık Dünyalara Meşale Olan Bir Eğitimci ve Yazar: Ahmet Ronay Yıldız ile “Gri Alanda 3000 Gün” Üzerine Özel Röportaj
23 Haziran 2026
@nerminseçkin
YAZAR NERMİN SEÇKİN’DEN TOPLUMSAL HAFIZAYA GÜÇLÜ BİR DOKUNUŞ. GEÇMİŞLE GELECEĞİN EŞİĞİNDE
24 Haziran 2026
23 Haziran 2026 by mehmetcavdar

Bir Ruhun Sahne Yolculuğu: Erdem Topuz ile Özel Röportaj

Sanatseverlerin ve tiyatro camiasının yakından tanıdığı usta oyuncu Erdem Topuz, sanata adanmış yolculuğunu, 22 yıldır kapalı gişe oynayan ölümsüz eseri ve vizyona girmeye gün sayan yeni […]

Sanatseverlerin ve tiyatro camiasının yakından tanıdığı usta oyuncu Erdem Topuz, sanata adanmış yolculuğunu, 22 yıldır kapalı gişe oynayan ölümsüz eseri ve vizyona girmeye gün sayan yeni sinema projesini Çavdar Medya’ya anlattı. Sahneye ilk adım attığı günden bugüne uzanan başarı dolu hikâyesini paylaşan sanatçı, tiyatronun kendisi için bir meslekten çok daha fazlası olduğunu vurguladı.

İşte sahnelerin adanmış ruhu Erdem Topuz ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj:

Çavdar Medya okurları ve sanatseverleri sizi sahneden çok iyi tanıyor; ancak bir de sizin dilinizden dinlemek isteriz: Erdem Topuz kimdir ve hayatını sanata adamış bir sanatçı olarak kendisini nasıl tanımlar?

Erdem Topuz: Kendimi bildim bileli hayatı, insanı ve toplumu anlamlandırma çabamı sanat üzerinden, özellikle de tiyatronun o büyülü potasında eritiyorum. Benim için oyunculuk sadece bir meslek değil; dönemlerin, sistemlerin ve insan ruhunun labirentlerinde gezinmek, anladıklarımı damarlarıma geçirerek sahnede yeni bir canlıya dönüştürmek demek. Büyük bedeller ve fedakârlıklar isteyen, ancak sanata adanmışlıkla yürünebilecek derinlikli bir yolculuğun yolcusuyum.

Tiyatro, kelimelerin ve duyguların sahne üzerinde hayat bulduğu çok özel bir alan. Siz tam olarak ne zamandan beri tiyatro ile uğraşıyorsunuz? Bu uzun soluklu yolculuğun ilk adımlarını nasıl attınız?

Erdem Topuz: Tiyatro ile tanışmam ve ciddi anlamda ilk sahneye çıkışım ortaokul 1. sınıfta oldu. Amerikalı tiyatro ve edebiyat hocam Billy Talbert, Kral ve Ben müzikalinde bana çok güvenerek harika bir rol teslim etti. Ondan sonraki yıllarda da yine hocamın muhteşem yönetmenliği ile Neşeli Günler, Batı Yakasının Hikâyesi ve Grease müzikallerinde sahne aldım. Çok küçük yaşta edindiğim bu harika tecrübeler, tiyatro yolculuğumun en sağlam adımları oldu.

Geriye dönüp baktığınızda, profesyonel anlamda sahneye çıktığınız ilk oyununuz hangisiydi? O gün sahne tozunu ilk kez yuttuğunuzda neler hissettiğinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Erdem Topuz: Profesyonel anlamda ilk oyunum, 2002 İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali’nde Studio Oyuncuları’nda sevgili hocam Şahika Tekand yönetiminde oynadığım Oidipus Nerede oyunudur. Bu oyunla daha sonra Delphi (Yunanistan) Uluslararası Antik Yunan Tiyatro Festivali, 2003 yılında Japonya (Shizuoka) Suzuki Uluslararası Tiyatro Festivali ve Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali’nde sahne aldım.

Profesyonel başlangıcımı İstanbul Tiyatro Festivali gibi dev bir platformda yapmak benim için çok büyük ve heyecan vericiydi. Kendimle bir sanatçı olarak genç yaşta yaptığım en ciddi kapışmalardan biriydi. Oyun öncesi son dakikaları ve kuliste yankılanan “Oyunumuz başlamak üzeredir.” anonslarını duygusal olarak kelimelere dökmek benim için hâlâ çok zor.

Nikolay Gogol’ün ölümsüz eseri “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni sahneliyor ve Poprişçin karakterine can veriyorsunuz. Tek kişilik bir dev kadro gibi bu ruhsal gelgitleri seyirciye aktarmak muazzam bir güç gerektiriyor. Bu rolün hazırlık sürecinde nasıl bir yol izlediniz?

Erdem Topuz: Bildiğiniz gibi Nikolay Gogol’ün ölümsüz klasiği Bir Delinin Hatıra Defteri oyunumu tam 22 yıldır aralıksız oynuyorum. Türkiye’de ve yurt dışında 300’ü aşkın gösteri oldu. Oyunun hazırlık sürecinde çok gençtim. 19. yüzyıl Rus edebiyatının küçük yaşlarımdan beri çok iyi bir okuruydum; bu sebeple oyunun içinde geçtiği dönemin, karakterin içine düştüğü ve düşürüldüğü sistemsel dejenerasyonun dayattığı çaresizliği, o kaosu çok iyi anlamıştım.

Tabii anladıklarınızı damarlarınıza geçirmeniz ve onu yaşayan yeni bir varlığa dönüştürmeniz büyük bedeller ve fedakârlıklar istiyor. Özellikle akıl hastalığının amansız hâle gelmesine sebep olan temel mesele toplumsal çarpıklıksa, psikolojik olduğu kadar sosyolojik olarak da çok zorlu bir hazırlık süreci yaşamam kaçınılmaz bir gereklilikti. Başlarken bu faktörleri benliğimin ve farkındalığımın potasında en doğru, en etkili şekilde eritmeye çalıştım.

Tüm Rus edebiyatını paltosundan çıkarmış bir edebiyat dehası olan Gogol’ü anavatanında Ruslara iki kere Türkçe oynamış olmak bende hâlâ tarifi güç duygular uyandırıyor. Oyunumuzun ilk yurt dışı turnesini 2014 yılında Rusya Arkhangelsk Lomonosov Uluslararası Tiyatro Festivali’nde 1000’e yakın Rus seyirciyle Türkçe buluşarak gerçekleştirdik. 2015 yılında ise Rusya Yalta Anton Çehov Uluslararası Tiyatro Festivali’nde oyunumuz yine Türkçe sahnelendi ve en iyi klasik yorum ödülünü aldı . Bu ödülü, iki ülke ilişkilerinin siyasal olarak son derece gergin olduğu günlerde almış olmam, öncelikle ülkem adına çok önemli ve anlamlıydı.

Bu 22 yıllık hatıra defterimin en anlamlı yapraklarından biri de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde hastalara ve hastane personeline oynadığım o iki özel oyundur.

Bir diğer ses getiren ve büyük beğeni toplayan çalışmanız ise “Mezarcı”.Gerek tiyatro sahnesinde gerekse Türk oyun edebiyatında yıllar içinde derin izler bırakacak bu yeni hikaye

izleyiciye çok sarsıcı mesajlar veriyor. “Mezarcı” oyununun toplumsal arka planını ve bu karakterin sizin için taşıdığı anlamı nasıl yorumluyorsunuz?

Erdem Topuz: Mezarcı, sevgili Gazi Tuğrul Ertuğrul’un kaleme aldığı ve benim dört sezondur çok severek oynadığım felsefi bir metin. Oyunda bir kasaba mezarcısının gözünden dünyaya ve insanlığın tarihine derinlikli, eleştirel bir bakış atıyoruz. Karşı gerçekçi, simgeci ve ezoterik bir dünya bu… Oyunumuz kurduğu yeni gerçeklik algısı ile her bir seyircinin zihninde farklı bir soyutlamanın kapısını aralıyor.

Bizim için çok özel bir yolculuk oldu; nitekim 2023 Yeni Tiyatro Dergisi “Yılın Tiyatro Ekibi” ödülünü aldık. Almanya Köln Theater Tiefrot turnesi bizim için çok özel bir deneyimdi. İstanbul dışında da oyunumuzu iki sezondur sıklıkla Ankara Kinesis Sahne’de seyircimizle buluşturmaya devam ediyoruz.

Son olarak, bu yolda yürümek isteyen genç tiyatroculara tavsiyeleriniz nelerdir ve yakın zamanda sanatseverlerle buluşturmayı planladığınız yeni projeleriniz var mı?

Erdem Topuz: Genç meslektaşlarıma en büyük tavsiyem, sahnede inşa edecekleri karakterlerin sosyolojik ve psikolojik altyapılarına çok iyi odaklanmaları ve fedakârlıktan kaçınmamaları olur. Kendilerine öncelikle iyi birer okur olmalarını; dünya edebiyatını, sanatın diğer kollarını, bilimi ve dünya kültür hazinesine ait tüm birikimi merak etme ve öğrenme tutkusu içinde olmalarını öneririm.

Yeni projelere ve heyecanlara gelecek olursak, sinema perdesinden çok güzel bir müjde verebilirim: Dostlarım sevgili Caner Doğruyol ve Işık Tolgay’ın filmi Sır – Bedel, 10 Temmuz’da beyazperdeden seyircimize merhaba diyecek. Yılların titiz çalışması nihayet seyircimizle buluşuyor. Ben de filmde “Şeytan Grador” karakterini oynuyorum, bir oyuncu olarak daha ne isteyebilirim ki? (Gülüyor) Filmi daha fazla anlatıp spoiler vermeyeyim, sürprizi kaçmasın. Şimdiden tüm sinemaseverlere iyi seyirler dilerim…

@erdemtopuz

www.google.com.tr

www.cavdarmedya.com.tr

Bir Ruhun Sahne Yolculuğu: Erdem Topuz ile Özel Röportaj
This website uses cookies to improve your experience. By using this website you agree to our Data Protection Policy.
Read more