Reklam ve iş birliği için mehmet@cavdarmedya.com.tr mail adresini ve +90 552 157 41 08 iletişim numarasını arayabilirsiniz. Reklam ve iş birliği için mehmet@cavdarmedya.com.tr mail adresini ve +90 552 157 41 08 iletişim numarasını arayabilirsiniz.
ÇAVDAR MEDYA ÖZEL RÖPORTAJI: TİYATRONUN EMEKÇİSİ CÜNEYT İNGİZ İLE SANAT VE HAYAT ÜZERİNE
22 Haziran 2026
@erdemtopuz
Bir Ruhun Sahne Yolculuğu: Erdem Topuz ile Özel Röportaj
23 Haziran 2026
23 Haziran 2026 by mehmetcavdar

Karanlık Dünyalara Meşale Olan Bir Eğitimci ve Yazar: Ahmet Ronay Yıldız ile “Gri Alanda 3000 Gün” Üzerine Özel Röportaj

Eğitim camiasındaki 27 yıllık tecrübesiyle tanınan, sivil toplum örgütlerindeki öncü kimliğiyle dikkat çeken eğitimci ve yazar Ahmet Ronay Yıldız, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandıran psikolojik gerilim […]

Eğitim camiasındaki 27 yıllık tecrübesiyle tanınan, sivil toplum örgütlerindeki öncü kimliğiyle dikkat çeken eğitimci ve yazar Ahmet Ronay Yıldız, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandıran psikolojik gerilim romanı “Gri Alanda 3000 Gün” ve önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan 2. Kocaeli Sokakta Kitap Fuarı üzerine Çavdar Medya ve Halk Kürsüsü’ne çok özel bir röportaj verdi. Kendisini çocuk ruhlu bir hayalperest olarak tanımlayan Yıldız; hayat felsefesini, yazarlık serüvenini ve insanoğlunun belirsizliklerle dolu o görünmez dünyasını içtenlikle paylaştı.

İşte Ahmet Ronay Yıldız ile gerçekleştirdiğimiz o anlamlı röportajın tüm detayları:

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Ahmet Bey, okurlarımıza kendinizden biraz bahseder misiniz? Ahmet Ronay Yıldız kimdir, hayat felsefesini ve profesyonel kimliğini nasıl tanımlar?

Ahmet Ronay Yıldız: Hayalperest. Belki biraz da, birazdan daha çok çocuk ruhlu. 1977 Bingöl doğumluyum. 1992 yılından beri Kocaali’de ikamet ediyorum. 27 yıldır eğitim camiası içerisindeyim. Yedinci sınıfa giderken bir gazetede okumuştum, söz M. Akif Ersoy’a aitti. Şöyle diyordu: “Ey, bütün dünyâ ve mâfîhâ ayaktayken, yatan! Leş misin, davranmıyorsun? Bâri Allah’tan utan!” Devamında “Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan. Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.”

Bu cümleleri çocuk aklımla kaç defa tekrar tekrar okuduğumu hatırlamıyorum. Orada içimde bir şeyler kıpırdadı. Ne olduğunu tam olarak bilmiyordum. Fakat o içimde tanımlayamadığım şey olmuştu artık. Farklı görmek, farklı düşünmek, farklı yorumlamak. Aslında bu olan şey beni bugüne getirdi. “Yatan” olmak yerine, aktif bir şekilde hayata katılmak gerekliliğini hep içimde taşıdım. “Tek bir ışık olsun buluver” ifadesi, karanlıkta bile umudu bulabilme aklını geliştirdi. Şunu söyleyebilirim ki içsel ışığınızı bulmak, kendinize ve başkalarına rehberlik etmenin anahtarıdır. Böylelikle bugüne kadar birçok kitle örgütüne (STK, sendika vb.) öncülük yapmam, belki de bugünkü kimliğimi değiştirip dönüştürmeye sebep olan başlıca etkenlerdendir.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Uzun yıllardır içinde bulunduğunuz mesleki profesyonelliğinizi ve yaptığınız işi en çok hangi yönleriyle seviyorsunuz? Sizi bu alanda üretmeye teşvik eden temel motivasyon kaynağınız nedir?

Ahmet Ronay Yıldız: Eğitim camiasının bir ferdi olmanız dolayısıyla zaten karanlık dünyaları aydınlatmak amacıyla elinize tutuşturulan bir meşale vardı. Ben ise bu meşalenin aydınlattığı alanı biraz daha genişletmek ve daha fazla görünür kılmak istedim. Bunu da yazarak ve yayarak yapmak istiyorum.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Kariyer basamaklarını tırmanırken karşılaştığınız ve “Bu deneyim beni ben yaptı.” dediğiniz, kırılma noktası niteliğindeki en önemli dönüm noktası neydi?

Ahmet Ronay Yıldız: Kariyer basamağını aslında ihtiyaçların yer değiştirmesi olarak görüyorum. Örneğin, yönetilen iseniz, kendinizi yönetmeye zorluyorsanız, ihtiyaçlarınızda bazı değişiklikler olmuş demektir. Ve bunu planlarsınız; planınız doğruysa bir şekilde hedefinize ulaşırsınız. Ancak asıl mesele, yürüdüğünüz arz-ı satıhtır. Kolay olmayan bir yolculuk var hayat yolunda. Hem kat ettiğimiz hem de kat edeceğimiz. Beni ben yapan bir şeylerin hâlâ eksik olduğunu düşünüyorum, arayışım sürüyor. “Tamam oldum artık.” çok iddialı bir söz olur. Bu hiç de kolay değil. Ama karakter derseniz, değişmeyen tek kimliğim diyebilirim. Yedisinde ne isem, şu anda oyum. Diğer birçok şeyi aradım, aramaya devam ediyorum.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Kaleme aldığınız “Gri Alanda 3000 Gün” adlı kitabınızın ismi oldukça dikkat çekici ve merak uyandırıcı. Bizlere bu ismin hikâyesini ve arka planındaki felsefi düşünceyi anlatır mısınız? Neden “Gri Alan” ve neden “3000 Gün”?

Ahmet Ronay Yıldız: Okuyucu da bu ismi çok sevdi. Evet, doğrudur. Doğruluğunu, okuyucudan gelen tepkilerden dolayı fazlasıyla görme şansım oldu. Daha kitabı ilk eline aldığında “Hımm” demelerinden ve mimiklerinden bunu yakalayabiliyorsunuz. Herkesin, siyahla beyaz arası, yaşamla ölüm arası ince bir çizgide birçok defa gidip geldiği olmuştur. İşte o alan, gri alandır; yani belirsiz alan. Ben de bazılarımızın gördüğü, birçoğumuzun farkına bile varamadığı, ancak hayatımızı etkileyen ve herkes tarafından merak edilen o alanı kurcaladım. İçinden derin ve de merak uyandırıcı bir hikâye çıktı. O gri alanda sen, ben çıktık. Sonra bir baktım ki aslında hepimiz oradaymışız. O gri alanda. Yine şunu fark ettim: Bizler o gri alana çekilmiyoruz; gerçek olan o alandan kaçmak istiyoruz.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Kitabınızı yazma fikri ilk olarak nasıl ortaya çıktı? Sizi bu zorlu ve yoğun yazım sürecine iten, satırlara dökmek zorunda hissettiğiniz o ana fikir neydi?

Ahmet Ronay Yıldız: Kenan Işık, Michael Schumacher ve daha birçok ünlünün yaşadıkları kaza veya ağır bir travma sonucu yıllarca hastanelerde yattıklarını hepimiz biliyoruz. Bunların neden bu kadar uzun süre hastanelerde kaldıklarını, beden durumlarının bir kısmını bilsek bile psikolojik durumlarının nasıl olduğunu, bir zamanlar gıptayla baktığımız, izlediğimiz ünlülerin düştükleri bu durumda çıkış yollarını ararken içlerinden neler geçirdiklerini hiçbirimiz bilmiyoruz. İşte tam da burada 3000 günün hikâyesi yatıyor. Hikâyeyi ele almaya gelince, bir haber sitesinde asıl hikâye sahipleri olan farklı üç kişinin yolda giderken yaşadıkları bir trafik kazasını okudum. Dokunaklı ve güçlü bir hikâye olduğunu gördüm. Bu hikâyeyi ele almaya karar verdim. Kurgulama, tema, bölümler, başlıklar ve sonrası yayın süreciyle birlikte toplam üç yıl sürdü.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Yazım sürecinde “gri alanda” kalmanın, yani ne tamamen siyah ne de tamamen beyaz olan o belirsizliklerin ve yaşanmışlıkların edebi dilinize ve anlatım tarzınıza yansımaları nasıl oldu?

Ahmet Ronay Yıldız: Psikolojik bir durumun dilden ziyade ruh halimde geçici bir süreliğine etkisi oldu. Bazen içinden çıkamadığım durumlar oldu. Birkaç defa ‘Ne oluyor? Nedir bu halin?’ diye sordum kendime. Gerçeği her ne kadar kurguya çevirseniz de bir tık etki bırakıyor. Çünkü yaşanan bazı gerçek örnekler sürekli gözlerinizin önüne gelir; ister istemez siz de kendinizi onun yerine koyarsınız.

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: “Gri Alanda 3000 Gün” kitabını eline alan bir okurun, son sayfayı kapattığında zihninde ve kalbinde nasıl bir iz bırakmasını, hangi duygu veya düşünceyle baş başa kalmasını arzu ediyorsunuz?

Ahmet Ronay Yıldız: Gri Alanda 3000 Gün adlı roman çok katmanlı bir romandır. Haliyle bir okuyucu kitabı eline alınca sabit bir ruh halinde kalacağını söyleyemem. Roman, psikolojik gerilim türünde olduğu için farklı ruh halleri kaçınılmaz olacaktır. Kimi zaman korku, kimi zaman acı, kimi zaman özlem, kimi zaman yalnızlık, kimi zaman umut ve azmin insana hatırlattıkları…

Çavdar Medya / Halk Kürsüsü: Halk Kürsüsü Derneğinin düzenlediği 2. Kocaeli Sokakta Kitap Fuarı’nda okurlarınızla ve edebiyatseverlerle bir araya geleceksiniz. Bu kıymetli buluşmada, Kocaelili okuyucularınızdan beklentileriniz nelerdir ve fuarın yerel kültür ortamına katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Ronay Yıldız: Her şeyden önce, bu önemli organizasyona ön ayak olan ve kitapları halkla buluşturmak için emek veren herkese teşekkür ediyorum. Çok zengin şair ve yazar kadrosu var. Halkın yerel yazarlarımızdan faydalanması gerekiyor. Kocaeli bir kültür şehridir. Güne anlam katacak bir ruh var bu şehirde. Bizler orada olacağız, herkesi 2. Kocaeli Sokakta Kitap Fuarı’na bekliyoruz.

@ahmetronayyıldız

@halkkürsüsü

Karanlık Dünyalara Meşale Olan Bir Eğitimci ve Yazar: Ahmet Ronay Yıldız ile “Gri Alanda 3000 Gün” Üzerine Özel Röportaj
This website uses cookies to improve your experience. By using this website you agree to our Data Protection Policy.
Read more